![]() |
|
Spaces home Ünal Çulcu: "Gülüşümde B...PhotosProfileFriendsMore ![]() | ![]() |
Ünal Çulcu: "Gülüşümde Bile Hüzün Var Benim..."Sapan Taşlarının Yanında Füze, Başka Alemlerle Farkımız Bizim © 2008 Niğde
|
|||
|
|
gel gül bakışlım gel...![]() Gül teninden oyalanıp süzülde gel,gül bakışlım göz yaşların silipte gel,yarem sızlar yalnızlığı bilipte gel gül bakışlım gel...Ay büyüdü gecelerce seni beklerim ak gerdanda gül kokulu tenin özlerim çare bilmez dertlerimle yolun gözlerim gül bakışlım artık gelll... -- DaLgacı ÜnaL ÇuLcu Özgün Müziğin Ağlatan Aşk Şarkıları 2008 tam da ayrılık vakti :)Özgün Müziğin Ağlatan Aşk Şarkıları
![]()
Cd 1 Şarkı Listesi :
Ahmet Şafak - Yenilgimiz Kutlu Olsun
Ahmet Yılmaz - Etme Eyleme Aynur Haşhaş - Ağlama Yar Ağlama Banu Kırbağ - Çivi Cansu Koç - Kırmızı Buğday Cansu Koç - Şiire Gazele Cem Yıldız - Dudakların Cennet Değil Cevdet Bağca - Senin Adın Edip Akbayram - Ah Sensiz Ergün Efe - Ayrılık Boynuma Zor Ergün Efe - Bende Aşk Fatih Kısaparmak - Etme Bulursun Grup Mavi - Yitenlere Grup Yeryüzü - Sorma Beni Grup Yol - Dağlarım Grup Yorum - Gidene Grup Zemheri - Zemheri Gülay - Yaralandım Hüseyin Ay - Dokun Ellerime İlkay Akkaya - Sızı Sabahat Akkiraz - Yar Yar Turabi Yıldırım - Bağrımı Eziyorum Türkü - A Yar Yasemin Göksu - Gül Kuruttum DOWNLOAD : http://www.upshare.net/download.php?...A11&setlang=en CD 2 Şarkı Listesi : Ali Ekber Eren - Anlamadım Bu Ne Haldir Arzu Yanardağ - Leyli Yar Aynur Haşhaş - Düşürdun Aşkın Narına Banu Kırbağ - Akşamlar Cansu Koç - Bilemedim Cansu Koç - Gül Kurumasın Cem Yıldız - Sevdakarım Ben Cevdet Bağca - Söyleyemedim (Nikaribum Bejim) Edip Akbayram - Gitme Gülüm Ergün Efe - Kalbim Yaralı Ergün Efe - Sevdiğin Kadarsın Fatih Kısaparmak - Niçin Benden Uzaktasın Ferhat Tunç - Denizlerin Dalgasıyım Grup Mavi - Gidersen Grup Yeryüzü - Umut Grup Yol - Sarıl Kendine Grup Yorum - Yürek Çağrısı Gülay - Gelmedin Ey Yar Hüseyin Ay - Unutamam Seni Hüseyin Turan - Söyleyemedim İlkay Akkaya - Yüreğim Yollarda Selda Bağcan - Gülüşün Kalır Bende Türkü - Zannetme Ki Unutamam Uğur Işılak - Başımın Belası DOWNLOAD : http://www.upshare.net/download.php?...E11&setlang=en
ERKİN KORAY / ERKİN KORAY 1973 + Aşkımız Bitecek Tek MP3
herşeyi sildim gönlümden bir seni silemedim...![]() geçiyor günler yine benden habersiz gidiyorum gidiyorum buralardan sensiz resmini aldım karşıma ağlıyorum sessiz sessiz poyrazımdın yüreğimde esip durdun en derinde yolcuydum son seferinde indirdin beni kayıp şehirde bekliyorum seveceğin mevsim bahar geçsede gözlerime çizdim seni açmaya korkuyorum büyümüyorum gözlerinde gittikçe küçülüyorum büyümüyorum gözlerinde gittikçe küçülüyorum ooff ne yağmurlar ne bulutlar yağdı içime sönmedim senden başkasını sevmedim sevemedim herşeyi sildim gönlümden bir seni silemedim ooff 'Türkiye layihtir, layih galacah'"Başörtüsünü Yasaklamak Aptallıktır" 07 Şubat 2008 16:19'Babası Aziz Nesin'in kemiklerini sızlatmakla' suçlanan Prof. Dr. Ali Nesin yasakçılara babasının sözlerini hatırlattı... Özgürlük Bildirisi'ne imza attığı için 'Babası Aziz Nesin'in kemiklerini sızlatmakla' suçlanan Prof. Dr. Ali Nesin yasakçılara star aracılığıyla yanıt verdi. Babasının 1995'te yasakçılarla ilgili yaptığı bu tanımlamayı hatırlattı Başörtüsü yasağına karşı çıkan akademisyen bildirisini imzaladığı için kardeşi Ahmet Nesin ve sol çevrelerin 'Babasının kemiklerini sızlattı'suçlamasına maruz kalan Ali Nesin, babası Aziz Nesin'in de yaşamı boyunca türban yasağına karşı olduğunu söyledi. Ali Nesin babasının 25 Şubat 1995'te Aksiyon Dergisi'nde yayımlanan röportajını hatırlatarak 'Babam burada 'başörtüsünü yasaklamaya çalışmak aptallıktır' diyor' dedi. Ali Nesin, 'Nesin Vakfı'ndan bağışlarını kesenlere, hatta yaptığı bağışları geri isteyenlere, bana 'hain, dönek, aymaz' diyenlere ve ağza alınmayacak hakaretler yağdıranlara sunulur' diyerek babası Aziz Nesin'in türban yasağıyla ilgili görüşlerini aktardı ve ekledi: 'Demek ki neymiş? Gerçekten Aziz Nesin'e yaraşır bir tavır sergilemişim. Şansım bir kez daha yaver gitti. Ya böyle bir söyleşi bulamasaydım?' KIZLAR BAŞINI ÖRTEBİLMELİ Aksiyon'da Ercüment Dursun'la yaptığı röportajında Aziz Nesin, şu görüşlerini dile getirmişti: 'Başörtüsünü yasaklamaya çalışmak aptallıktır. Başörtülü kızların okullara alınmamasına karşıyım. Başlarını örtmesinler demek, demokrasi veya laiklik demek değildir. Neden? Çünkü, ilkokuldan beri aldığı eğitim sonucu o ister istemez bir gün başını örtecektir. 'Örtme' demek, 'Oranı buranı, aç' demek kadar saçma. Ben başlarını örtmelerinden yanayım. Ama, okullardaki din derslerinin kaldırılması lazım. Veya o dersi gerçekten din dersi yapsınlar.' İÇİMİZDE ALLAH KORKUSU VARDI Aziz Nesin'in röportajda verdiği cevapların bazıları şöyle: '12-13 yaşına kadar namaz ve oruç ibadetini yerine getirdim. Daruşşafaka'da okudum. Orada namaz mecburi idi. O zaman herkes şarta uyuyordu. Şimdiki gibi değildi. Daruşşafaka'da arkadaşlarım kaytarırlardı. Abdest almadan namaz kılarlardı. Ben öyle yapmazdım. Bütün kurallara uyardım. İçimden gelerek ibadetlerimi yapardım. İçimizde Allah korkusu vardı. Eğer bir dine inanacak olsaydım Müslüman olurdum. Benim bütün eleştirilerime karşın son din olması önemlidir tabii. DİNDARLARI TEHLİKE GÖRMÜYORUM Dini ve dindarları tehlike görmüyorum. Tehlike gibi görülmesine de karşıyım. Eğer İslam hoşgörüyse bana da hoşgörüyle bakmalılar. Ben Türkiye'nin aleyhine hiçbirşey yapmadım. Odamdaki ödüller, diplomalar ülkem için gurur kaynağı olmalı. İnsan olduğum için saygı gösterilmeli. Karşılıklı saygı. Ben de onlara saygı duyuyorum. Ama, boğazlayan, canavarlık yapanlara nasıl saygı duyayım. Bu ülkenin büyük bir çoğunluğu Müslüman. Ve yine bu kitlenin büyük bir çoğunluğu inançlarına karşı hassas.' (Star) Meltem Cumbul'un Türbana Bakışı 26 Şubat 2008 14:15
Ünlü oyuncu Meltem Cumbul, türban ve İslamiyet konusundaki sorulara ilginç cevaplar verdi. Ünlü oyuncu Meltem Cumbul, 'modern bir kadın olarak başörtüsünün yasaklanmasına kesinlikle karşıyım" dedi.İki yıl kaldığı Amerika'dan döndükten sonra, 6 aydır bir dizi projesi üzerinde çalıştığını belirten Cumbul şunları söyledi: "Los Angeles'ta, İslamiyet ve Müslüman toplumlar hakkında bana birçok soru soruldu. "Bana, 'canlı bombaların, intihar saldırısı yapanların İslam inancına göre cennete gidecekleri doğru mu' diye soruyorlardı. Onlara, 'İnsanı çıkmaza sokarsan, kaybedeceği ve kazanacağı hiçbir şey kalmazsa, bombaları bağlayıp hücuma geçebilir. Cennete gitmekten ziyade, cehenneme dönmüş dünyalarından kaçıyorlar belki' diye cevap veriyordum." CUMBUL: BENCE MESELE ÖZGÜRLÜK "Ben Türk'üm, Müslümanım ve modern bir kadınım. Dolayısıyla bu meseleleri sormak için ideal bir kadınım" diyen Cumbul sözlerini şöyle sürdürdü: "Bence meselenin can damarı özgürlükten geçiyor. Özgürlük olmazsa demokrasi olmaz. Ben modern bir kadın olarak, başörtünün yasaklanmasına da kesinlikle karşıyım. Üniversitelere başörtüsüyle girilebilmeli." Diğer yandan ünlü manken Nilay Dorsa da üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılmasını sevinçle karşıladığını belirtti. Dorsa, "Günün birinde ben de kapanabilirim. Bir kere çağdaş bir ülke olduğumuza inanıyorum. Bence herkes nasıl yaşamak istiyorsa o şekilde yaşasın" dedi. aktifhaber Galatasaray'ın Kolombiyalı eski futbolcusu Victoria, eşinin telkini ile Müslüman oldu
11 Aralık 2007 Salı 13:25 RİZE -İHA- Çaykur Rizespor'un; İslamiyet'i seçen Kolombiyalı futbolcusu Victoria ve eşi Paula, Müslüman olduktan sonra huzur bulduklarını ve kendilerini daha güvende hissettiklerini söyledi. Rave çifti, Rize'deki evlerinde gazetecileri ağırlarken, neden Müslüman olduklarını anlattı. Dört sezondur Çaykur Rizespor'da forma giydiğini belirten Gustova Andres Victoria Rave, eşinin telkini üzerine İslamiyet'i araştırdığını kaydetti. Türkiye'ye geldikten sonra İslam dininin eşi Paula'nın dikkatini çektiğini dile getiren Victoria, "Eşim bu konuda kitapları araştırdı. Bu şekilde İslamiyet ile ilgili bir çok şey öğrendi. Bu öğrendiklerini bana da anlattı. Sonuçta Müslümanlığın diğer dinlerden daha gerçekçi ve akla yatkın olduğunu gördük. Bu nedenle, din olarak İslamiyet'i seçtik" dedi. Victorya'nın eşi Paula ise İslam dinini son din olduğu için seçtiklerini vurgulayarak Müslüman olduktan sonra huzur ve güven bulduklarını ifade etti. Müslüman olduklarını aileleriyle de paylaştıklarını aktaran Paula, "Bu güzel olayı ailelerimizle de paylaştık. Bir sorun olmadı. Aile içerisindeki prensipleri değiştirmek biraz zordur ama yine de bir problem olacağını düşünmüyoruz. İslamiyet'i daha yeni bir din olduğu için onu seçtik. Hayatımızda fazla bir şey değişmedi. İbadet şeklimiz değişti. İncil İsa döneminde olduğu için İslam dininin ibadet şekli daha modern. Müslüman olduktan sonra evimizde ve ailemizde daha huzurluyuz. Kendimizi daha güvende hissediyoruz" diye konuştu. Rave çifti, boş zamanlarında İspanyolca tercümeli Kuran-ı Kerim meali ve ilmihal kitapları okuduklarını dile getirirken, çiftin evinlerinde Fatiha süresi, Allah ve Hz. Muhammed isimlerinin yazılı bulunduğu tablolar yer alıyor. GÖKTÜRK FIRAT netgazete 110 pilot, 330 hostes Hac için gitti
09 Kasım 2007 Cuma 20:00 İSTANBUL -İHA- Onur Air'in yaptığı anlaşma gereği Suudi Arabistan'da görev yapacak kokpit ve kabin ekipleri, törenle Cidde'ye uğurlandı. Onur Air Havayolları, 540 personelini Saudia Havayolları'na hac operasyonları için kiralık olarak 9. kez uçuş hizmeti vermek üzere 75 gün sürecek organizasyon için kutsal topraklara gönderdi. Türkiye'nin 27 uçaklık filosuna sahip olan Onur Air, 2007-2008 hac operasyonları için, 110'u pilot toplam 540 kişiyi akşam saatlerinde Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen uğurlama töreniyle Suudi Arabistan'a yolcu etti. Törende bir konuşma yapan Onur Air Uçuş İşletmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ercan Peksatıcı,"Operasyon süresince 11 uçakla uçuş gerçekleştireceğiz. Saudia Havayolları'na 8 adet Airbus A300 ve 3 adet Airbus A321 kiraladık. Mısır, Pakistan, Suriye, Türkiye, Sudan ve İran dan hacıları taşıyacağız. 10 bin saat üzerinde uçuş yapacağız" dedi. Hac organizasyonları kapsamında, 11 Kasım'da gerçekleştirilecek ilk uçuşun ardından, 24 Ocak'a kadar aralıksız olarak sefer düzenlenecek. Bu seferlerde 110 pilot, 330 kabin memuru, 80 teknisyen ile 20 yer işletme sorumlusu, dispeç ve ekip planlama görevlisi olmak üzere toplam 540 kişi görev yapacak. netgazete Şarkıcı Ceylan Umre'den 3 bidon zemzemle döndü İSTANBUL -OZEL- Son dönemde sanatçılar arasında moda olan Umre ziyaretine türkücü Ceylan da uydu.Dini görevini yerine getiren Ceylan, İstanbul'a döndü. Siyah türbanı ve leopar desenli elbisesiyle dikkat çeken türkücü, 3 bidon zemzem suyu getirdi. Şarkıcı, ''Orada çok huzur buldum. Kendi kendime çok ağladım'' dedi netgazete Kızımın Başı Açık Ama Namaz Kılar! 01.09.2006 08:20
Arabesk müziğin ünlü ismi Ferdi Tayfur, Osman Yağmurdereli'nin Hey Gidi Günler adlı programından Necla Nazır ve kızı Tuğçe ile ilgili çok ilginç açıkmalarda bulundu.... Ferdi Tayfur, Necla Nazır ve kızları Tuğçe'yle birlikte katıldığı prgramda ilginç açıklamalarda bulundu. Osman Yağmurdereli'nin sunduğu Hey Gidi Günler programına Ferdi Tayfur, hayat arkadaşı Necla Nazır, kızları Tuğçe'yle birlikte katldı. Ferdi Tayfur, "Necla Nazır'la 30 yıldır beraberiz, bana tırnak kadar hatası olsaydı asla bu kadar sürmezdi. Doğumdan sonra başını örttü. Atatürk hayranıdır. Ben onun asla filmlerine ya da hayatına karışmam. Tuğçe de namaz kılar ama başı açık" dedi. Kaynak:Hürriyet Mehmet Sevigen: Bizim evde namaz kılındığı için, namaz kılınan eve ayakkabı ile girilmez CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen, CHP'den 3 Kasım 2002'de milletvekili seçilen, daha sonra partiden ayrılıp bağımsız kalan Zülfü Livaneli'nin, Vatan Gazetesi'ndeki köşesinde gündeme getirdiği iddialara yanıt verdi. İddialarla ilgili soruları yanıtlayan Sevigen, 2002 yılında Livaneli'nin de aralarında bulunduğu bazı yeni seçilen milletvekillerini nezaket gereği evine davet ettiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Bunların kaynaşması, dostlukların gelişmesi; İstanbul'dan gelmişlerdi ve otelde kalıyorlardı, hanımla eve davet ettik. 'Terlikli Zirve' deniyor. Bizim evde namaz kılındığı için, namaz kılınan eve ayakkabı ile girilmez genelde... Onlar da ayakkabıları çıkardılar, terlikle oturdular. Hanım onlara güzel yemekler ikram etti... Her şeyden bahsettik, öyle gündemli bir toplantı değildi, sohbet ettik. Ama o sohbette, hiçbir zaman 'Recep Tayyip Erdoğan ile bir anlaşma yapıldı' filan hiç konuşulmadı. Böyle bir konuda konuşma yok. O konuyu da ben bilmem, nerede toplantı yapmışlar, ne yapmışlar, o konuda bilgim de yok." MODERN GİYİMLİ TAZE VEKİL ZİKİRMATİKLE MAZBATA ALDI Yeni vekillerden Ayşe Türkmenoğlu, elinden düşürmediği elektronik zikir tespihiyle dikkat çekti 28 Temmuz 2007, 07:52 Konya'dan AKP milletvekili seçilen Avukat Ayşe Türkmenoğlu elinde elektronik tespihle İl Seçim Kurulu'na gelip mazbatasını aldı. Erkekler gibi elde tesbih taşımak istemediği belirten Türkmenoğlu "Bu zikir tesbihini yıllardır kulanırım. Allah'ın 99 ismini çekiyorum. Elim oyalansın diye kullanmıyorum, sürekli dua okurum" dedi. Gazeteci TV Kalpten ölen Alman, müslüman gibi defnedildi
18 Haziran 2007 Pazartesi 14:30 Türk-Alman Dostluk Derneği Alanya Şubesi Üyesi Klaus Dornberg, kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybetti. Dornberg, vasiyeti gereği Belediye Yabancılar Mezarlığı'nda İslâm dîni esaslarına göre defnedildi. 20 yıl önce Almanya'dan tatil için Alanya'ya gelen ve ev alarak burada yaşayan Klaus Dornberg (62), bir süredir tedavi gördüğü Alanya Başkent Hastanesi'nde önceki gün kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti. Türk-Alman Dostluk Derneği üyesi olan ve derneğin düzenlediği birçok yardım faaliyetinde yer alan hayırsever Alman, derneğe ve ailesine çok sevdiği Alanya'da İslam Dini esaslarına göre defnedilmek istediğini vasiyet etti. Ailesi ve dernek üyeleri, Dornberg'in vasiyetini yerine getirmek amacıyla Alanya Belediyesi'ne başvurdu. Belediye yetkilileri, 100 kişilik Yabancılar Mezarlığı'nda Dornberg için yer ayırdı. Yabancılar Mezarlığı'na defnedilen 88'inci yabancı olan Dornberg'in vasiyeti üzerine ailesi, dernek üyeleri ve Türk komşularının katıldığı cenaze töreninde papaz yerine imam hazır bulundu. Dornberg'in Türk dostu ve Alanya âşığı olduğunu anlatan Türk-Alman Dostluk Derneği Başkanı Fahri Yiğit, arkadaşlarının vasiyetini yerine getirmekten dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yabancılar Mezarlığı'nda çok az bir yer kaldığına dikkat çeken Yiğit, son yıllarda bazı yabancıların İslam Dini esaslarına göre gömülmeyi tercih ettiğini söyledi. Cenaze törenini Alman basını takip etti. RIZA YANIK netgazete Üst geçitte namaz GİRESUN -İHA 17.03.2007 TSI 16:00 Giresun'un Tirebolu ilçesinde vatandaşlar, ilçe merkezinde bulunan Merkez Camii'nin ihtiyaca cevap vermemesi nedeniyle cuma namazını caminin yanında bulunan üst geçitte kılıyor. Tirebolu Müftülüğü yetkilileri, tarihi değere sahip Merkez Camii'nin Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nca tescillenerek koruma altında bulunduğunu söyledi. Yetkililer, camide herhangi bir değişiklik yapılamadığını ya da yıkılarak yenisinin yapılamadığını belirterek, caminin özellikle cuma namazları sırasında ihtiyaca cevap veremediğini belirtti. Yetkililer, ihtiyaca cevap verememesi nedeniyle vatandaşların cuma namazını caminin yanında bulunan üst geçit üzerinde kılmak zorunda kaldıklarını kaydetti. ATAKAN ÇITLAK /IHA netgazete Çin TV'si; müslümanlar rencide olmasın diye ekrana domuz görüntüsü getirmeyecek PEKİN 27.01.2007 TSI 09:00 Ulusal Çin TV'sinin (CCTV) yöneticileri, Domuz yılı yaklaşırken, Müslümanlar rencide olmasın diye ekrana domuz görüntüsü getirmemeyi kararlaştırdı. Kimliğini açıklamayan bir TV yetkilisi, şubat ortasında Domuz yılının başlayacağını ve Çin'de olduğu gibi Asya'nın büyük bölümünde domuz görüntülerinin her yeri işgal edeceğini belirterek, "Ama bizimki ulusal yayıncılık..." dedi ve Müslüman cemaat rencide olabilir düşüncesiyle ekrana domuz görüntüsü getirmeyeceklerini bildirdi. İsviçre'nin Nestle grubu da, CCTV'nin bu kararından sonra domuz resminin kullanıldığı reklam filmini yayınlamaktan vazgeçtiğini açıkladı. Resmi verilere göre, 1.3 milyarlık Çin'de 18 milyon Müslüman yaşıyor. netgazete Çukurova; 34 yıldır böyle kuraklık görmedi, binlerce köylü ailesiyle yağmur duasına çıktı
ADANA- SİLİFKE 15.01.2007 TSI 10:45 Adana'da düzenlenen yağmur duasına katılan müftünün duygusal konuşması, yaşlı bir köylüyü gözyaşlarına boğdu. Adana merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı İncirlik ve Kürkçüler Beldesi ve çevre köylerin de katılımıyla düzenlediği yağmur duası törenine binlerce kişi katıldı. Kürkçüler Beldesi Göztepe Mahallesi Camili Deresi mevkiinde sabah biraraya gelen kadın erkek çocuk binlerce köylü, dualar eşliğinde 5 büyükbaş hayvan kesip, pişirdikleri kavurmayı duaya katılanlara ikram etti. İncirlik Belediye Başkanı Vedat Karadağ, Kürkçüler Belediye Başkanı İsmet Çelik, Sofulu Belediye Başkanı Ahmet Zenbilci'nin de hazır bulunduğu törende çok duygulu ifadelerle konuşan Yüreğir İlçe Müftüsü Lütfü Eker, bir köylüyü de gözyaşlarını boğdu. Törene kucaklarında çocuklarıyla gelen köylü kadınlar da, erkeklerle birlikte aynı tarlada saf tutup, namaz kılarken, ellerini göğe açıp, yağmur duası ettiler. Törene Müminli Köyü'nden katılan 95 yaşındaki Mehmet Güngör, namaz ve dua sırasında oğlu ve torunuyla yan yana saf yapıp dua ederken, Müftü Lütfü Eker'in konuşması sırasında sık sık hıçkırarak gözyaşı döktü. İlçe Müftüsü Eker, Adana'nın en son 1973 yılında kuraklık yaşadığını ve o dönemde Kanada'dan 600 bin ton buğday ithal edilerek, kıtlığın halka yansıtılmadığını ifade ederken, "Kuraklık, Karadeniz'de, Marmara'da olursa ülkeyi çok fazla etkilemez. Ama kuraklık Çukurova'da olursa Anadolu perişan olur. Açlık, kıtlık olur" dedi. Bu arada, yaklaşık 2 aydır yağmur yüzü görmeyen Çukurova'da DSİ, kanallara su verirken, imkanı olan vatandaşlar da henüz toprak yüzüne çıkamayan ürünlerini sulamaya başladı. SİLİFKE'DE BİNLERCE KİŞİ YAĞMUR DUASINA ÇIKTI Mersin'in Silifke İlçesi'nde aylardır süren kuraklık, çiftçileri yağmur duasına çıkardı. Kurtuluş, Sökün ve Bahçe köylüler, el açıp yalvararak, yağmur için dua etti. Yurdun bazı bölgelerinde soğuk ve yağışlı hava etkili olurken, Silifke'de çiftçiler yağmur duasına çıktı. Kurtuluş, Sökün ve Bahçe Köyü'nde yaşayan yaklaşık 2 bin 500 kişi, Bahçe Köyü Hurma Mahallesi'nde toplanarak Silifke Müftüsü Sabri Kütükçü eşliğinde dua ederek el açtı. Kadın ve çocukların da katıldığı yağmur duasında, Kuranı Kerim okuyan imamlar, yağmur için dua etti, bereket istedi. Okunan Kur'ân-ı Kerîm ve yapılan yağmur duasının ardından kesilen kurbanların etlerini kavurma yaparak yiyen köylüler, dualarının kabul edileceğine ve önümüzdeki birkaç gün içerisinde yağmurun yağacağına inandıklarını belirtti. Kurtuluş Köyü muhtarı Zeynel Özkan, kuraklığın Türkiye'de ve Silifke'de aylardır sürdüğünü, bunun da kendilerini çok üzdüğünü söyledi. Yağmurun özellikle köy insanının yaşamında önemli bir yer tuttuğunu belirten Özkan, "Uzun süren kuraklıktan sonra Silifke'ye bağlı köyler olarak yağmur duasına çıktık. Bugünkü dualarımızın ardından Allah inşallah yağmur verir ve yüzümüzü güldürür" dedi. Yağmur duasına katılan köylüler ise, Silifke'nin 2 aydır yağmur görmediğini, bu nedenle bahçelerin ve sebzelerin kuruyacak duruma geldiğini belirterek, "Allah'a dua ederek yağmur istedik. Yaptığımız dualar yerini bulacak, kısa zamanda yağmur düşecek ve kuraklıktan kurtulacağız" diye konuştu. Yağmur duasını gerçekleştiren Silifke Müftüsü Sabri Kütükçü, "Peygamberimiz öncesi kavimler döneminde, peygamberimiz zamanında ve sonrasında yağmur dualarına çıkılmıştır. Bilindiği gibi aylardan beri rahmet yağmıyor, bağlar, bahçeler kurumaya yüz tuttu. Hayvanlar, bahçeler susuz kaldı, ülkemizde su sıkıntısı çekiliyor. Biz burada Ayet-i Kerime'nin gereğini yaparak dua ettik. Rahmetin verilip verilmemesi Allah'a kaldı. Duamızı yaptık, gerisini Allah'a bıraktık. Bu bir sünnettir. Bu tür dualar geçmişte de olmuştur, zamanımızda da olmaktadır, gelecekte de olacaktır" dedi. Yağmur duasına Kurtuluş Köyü muhtarı Zeynel Özkan, Sökün Köyü muhtarı Hüseyin Turgut ve Bahçe Köyü muhtarı Ali Şahin'in yanı sıra yaklaşık 2 bin 500 vatandaş katıldı. DURAN FİDAN -MURAT ŞENGİ/İHA netgazete Kürt hava yolları ekibi, İstanbul'da yolcuları indirdikten sonra apronda namaz kıldı İSTANBUL 15.01.2007 TSI 13:20 Irak'ın Süleymaniye kenti ile İstanbul arasında yolcu taşıyan Azmar Air'e ait uçağın uçuş ekibi, yolcuları indirdikten sonra Atatürk Havalimanı apronunda namaz kıldı. Alınan bilgiye göre, Süleymaniye Havaalanı'ndan kalkan Azmar Air'e ait Boeing 737-200 tipi uçak, saat 13.00'de Atatürk Havalimanı'na indi. Yolcuların uçaktan inmesinin ardından Atatürk Havalimanı apronuna çıkan pilotlar ve uçuş ekibi uçağın altında namaz kıldı. Uçuş ekibi daha sonra tekrar uçağa bindi. netgazete ZİHNİMDEKİ DURULUĞU NAMAZA BORÇLUYUM Dilek Sabancı, halkın gönlünde taht kuran işadamı Sakıp Sabancı'nın kızı. Rahmetli babası gibi hayır işlerine büyük önem veriyor 29.09.2007 08:29 İş hayatının yoğunluğuna rağmen, vaktinin büyük bölümünü engellilere ayırıyor. Dinî vecibelerini yerine getirmeye de azami dikkat gösteriyor. İlk kez 2003 yılında umreye giden Dilek Sabancı, Ramazan vesilesiyle geçtiğimiz günlerde yeniden Mekke'nin yolunu tuttu. "Tarifsiz hazlar yaşadım." dediği kutsal topraklarda, namaz düzenine hayran kalmış. İnsanların hayatını namaza göre programlaması, ezan okunduğu anda işlerini bırakıp camiye koşmaları kendisini derinden etkilemiş. Artık namazlarına daha çok dikkat ediyor, 'vaktim yok' bahanesini hayatından silmiş. "Zihinsel duruluğumu namaza borçluyum, insanın ruhu rahatlıyor." ifadesini kullanıyor. Oruç, hac ve zekat gibi ibadetleri de önemsiyor; ama namazı ayrı bir yere koyuyor: "Allah, bizim için her şeyi yaratmış; istediği, günlük bir saatimizi ayırmak. Namazın kazandırdıklarını anlatmaya kelimeler yetmez. Bunlar İslamiyet'in güzellikleri. Özellikle sabah namazını çok seviyorum." Neden ikinci kez umreye gitme ihtiyacı hissettiniz? İlk defa umreye 2003 yılında gitmiş ve çok etkilenmiştim. Kendi kendime 'bir daha gideceğim' diye söz verdim. Allah da nasip etti, bir kez daha oraları görme fırsatım oldu. İlkinde acemiydim. Bu kez daha bilinçliydim. Yanımda İzmir Karşıyaka Müftüsü Emin Arık ve eşi de vardı. Ziyaretim esnasında Mekke ve Medine'yi gezerken daha tecrübeli olduğumu hissettim. Üstelik yaptığım dualarda da hazırlıklıydım. Ramazan ayında umreyi özellikle mi yaptınız? İlk umremi de Ramazan ayında gerçekleştirmiştim. İkinci ziyaretimi de bilerek Ramazan ayında yaptım. Ramazan'da umre yapmanın daha sevap olduğunu biliyorum. Ramazan'da oraların ortamı çok farklı oluyor. Bu yüzden ziyaretimin bu mübarek ayda muhteşem geçtiği düşüncesindeyim. Sizi dine bu kadar yönelten ne oldu? Benim hayata bakış açım, bu dünyanın bir gün sona ereceği üzerine kurulu. Kur'an-ı Kerim'de de ifade edildiği gibi uhrevi bir hayat herkesin karşısına bir gün mutlaka çıkacak. İnsanoğlu, dünyada yaptıklarının karşılığını cennet veya cehennem olarak görecek. Ayrıca biz Müslümanlar inşallah eninde sonunda cennete gideceğiz. Bu yüzden Müslüman olduğuma daima şükrediyorum. Benim kavrayamadığım, bazı insanların ölümden sonraki hayata inanmamaları. Herkes mutlaka hesaba çekilecek. Kutsal topraklarda sizi etkileyen bir şey oldu mu? Kutsal topraklarda dikkatimi çeken en önemli şey; Mekke-Medine'deki insanların hayatlarını namaza göre programlamalarıydı. Her iki seferdir dikkat ediyorum; oradaki Müslümanlar ezan okunduğu zaman işlerini güçlerini bırakıp namaza koşuyorlar. Kimse işini veya yoğun çalışmasını bahane etmiyor. Ben ibadet dendiği zaman, 'Hiç vaktim yok, çok yoğunum.' diyordum. Fakat oraları gördüğümde, bu şikâyetimden vazgeçtim. Onlar hayatlarını adeta namaza göre programlıyor. Çok da rahat ediyorlar. Bu durumlarına hayran oldum. Namazın dinimizdeki yeri hakkında neler düşünüyorsunuz? Oruç, hac, zekât gibi ibadetlerin kuşkusuz büyük amaçları var. Ancak bizim dinimizde namazın çok ayrı bir yeri bulunuyor. Örneğin durumunuz iyi değilse hacca veya umreye gitmeyebilirsiniz. Sağlık sorunlarınız varsa oruç tutmayabilirsiniz, malınız yoksa zekât vermeyebilirsiniz. Ancak namazı mutlaka kılmalısınız. Namaz, Allah'ın üzerinde hassasiyetle durduğu bir ibadettir. Çok hasta olsak bile başımızla namazımızı kılmamız gerekiyor. Allah, bizim için her şeyi yaratmış; bizden istediği günlük yaklaşık bir saatimizi namaza ayırmamız. Hem namaz sayesinde insanın ruhu çok rahatlıyor. Ben, zihinsel duruluğumu namaza borçluyum diyebilirim. Namazın kazandırdıklarını anlatmaya kelimeler yetmez. Ayrıca daha önce benim namazlarım çok uzun sürerdi. Çünkü ben namaz kıldıktan sonra uzun uzun dua edilmesi gerektiğini sandığım için çok vaktim giderdi. Şimdi öğrendim ki; namazın kendisi başlı başına bir duaymış, ayrıca dua etmek isteğe bağlıymış. Üstelik çok zor durumda kaldığımızda namazı cem etmek gibi dini bir kolaylığın olduğunu öğrendim. Bunlar İslamiyet'in güzellikleri. Benim için namazların içinde sabah namazının çok ayrı bir yeri var. Sabah namazını çok seviyorum. Türkiye'de son yıllarda kurulan Ramazan çadırları hakkında ne düşünüyorsunuz? Tabii ki Ramazan'da yapılan bu tür etkinlikler çok güzel. Ancak duydum ki; çadırlardan durumu iyi olan insanlar da yemek alıyormuş. Bu durumu pek tasvip etmiyorum. Bakın sizinle umrede gördüklerimi paylaşayım: Orada mutlaka ihtiyaç sahibi yoksul insanlara iftar yardımı yapılır, yemekler verilir. Hatta Allah kabul eder inşallah, biz de bir iftar verdik. Oradaki görevliler beni kırmadılar, kısa sürede yaptığımız bir organizasyonla Mekke'de 400 yoksul insana iftar verme fırsatı yakaladık. Bu iftar beni çok mutlu etti. Hiç unutamam. Hele de gerçekten fakir ve yoksul insanların faydalanması çok sevindiriciydi. Ramazan'a dair unutamadığınız bir anınız var mı? Çocukluğumda yaşadığım Ramazanları kesinlikle unutamam. Başta anneannem, babam, annem ve tüm kardeşlerim Ramazan ayında iftar saatinde bir araya gelirdik. Bizim gibi büyük ve yoğun işleri olan bir ailede sürekli bir araya gelmek çok zordur. Aile büyüleri daima çalışır. Bu yüzden çocukken iftarda hep beraber olmamıza çok sevinirdim. Ayrıca çocukken oruç tutayım, tutmayayım mutlaka sahura kalkmaktan çok hoşlanırdım. Çünkü gecelerin ayrı bir hareketi oluyordu. Başörtüsüyle ilgili yorumlarınızı alabilir miyim? İleriki yıllarda başörtüsü takmayı düşünüyorum. Umreye giderken Suudi Arabistan Hava Yolları'ndaki bayanların taktığı başörtüsünü görünce çok hoşuma gitti. Saçlarının üstünde takkeye benzer fes gibi bir şey vardı. Onun üstüne de kıyafetinize uyum sağlayabilecek değişik renklerde takabileceğiniz ipekten bir tül bulunuyordu. Son derece hoştu ve gayet güzel görünüyordu. Eğer örtünürsem o tarzda bir şey olabilir. zaman Ribery müslüman oldu
İki sezon önce G.Saray forması giyen, bu sezon da B.Münih'e rekor bir ücretle transfer olan Ribery, Müslüman olup Bilal ismini aldı. Yıldız oyuncu, Kuran-ı Kerim'i okuyup çok etkilendiğini de söyledi. 18 Temmuz 2007 07:13 Olaylı bir şekilde G.Saray'dan kaçıp ülkesi Fransa'ya dönen Ribery, transfer döneminde de 25 milyon euroluk rekor bedelle B.Münih'e gitmişti. Fransız oyuncu Alman basınına yaptığı açıklamada Müslüman olduğunu ve Bilal ismini aldığını, ailesinin kendisini Bilal ismiyle çağırdığını söyledi. Dünkü idmanda gazeteciler de yıldız oyuncuya bu şekilde hitap ettiler. Cezayirli eşi Vahiba'nın yaşantısından ve defalarca okuduğu Kuran-ı Kerim'den çok etkilendiğini söyleyen Ribery, 2 yaşındaki çocuğunun Müslümanlığı seçmesinden memnun olacağını dile getirdi. Ribery bir dönem F.Bahçe forması giyen ve Bilal ismiyle Müslüman olan Fransız Anelka ile adaş oldu. Bugün Bursa'da ruhsatsız 16 eğlence yeri mühürlendi BURSA 30.01.2007 TSI 23:20 Bursa'nın merkez Osmangazi ilçe Belediyesi, daha önce ruhsatsız oldukları gerekçesiyle birçok kez mühürlenen, ancak gizlice faaliyete başlayan 16 müzikhol ve restoranın elektrik ve suyu kesilerek yeniden mühürlendi. Çevik kuvvet ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında Yalova yolundaki ruhsatsız müzikhol ve restoranların bulunduğu bölgeye giden Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, BUSKİ VE TEDAŞ ekipleriyle söz konusu iş yerlerinin elektrik ve sularını kesti. İş yeri sahipleriyle görevliler arasında zaman zaman gergin anlar yaşanırken, kapalı olan bazı iş yerlerinin kapıları çilingir aracılığıyla açıldı. Söz konusu iş yerleri, daha sonra mühürlendi. Belediye yetkilileri, bölgedeki toplam 33 iş yerinden 17'sinin, belediyenin zabıt ve tebligatları sonucu önceki yıllarda kapatıldığını, kalan 16 iş yerinin ''mühür fekki'' yoluyla çalışmaya devam ettiğini belirtti. Çoğunluğu müzikhol tarzında faaliyet gösteren eğlence yerlerinin, işletme, yapı kullanma ve inşaat ruhsatlarının bulunmadığını ifade eden yetkililer, belediye encümeninin daha önce bölgedeki iş yerleri için kapatma kararı verdiğini, iş yeri sahiplerinin ise yürütmenin durdurulması talebiyle yaptıkları başvurunun Bölge İdare Mahkemesince reddedildiğini bildirdi. netgazete NTV Ana Haber spikeri Sonay Dikkaya'nın 29 haftalıkken 680 gram doğan bebeği, 3 ayda 2 kiloya ulaştı, taburcu oldu ''Başında Kuran okudum.10 gram aldı denince havalara uçtuk''
İSTANBUL 20.01.2007 TSI 09:00 NTV Spikeri Sonay Dikkaya ve sanatçı Ufuk Yıldırım'ın 29.10.2006 tarihinde 29. haftalıkken sezeryan ile erken doğan bebekleri Yiğit Şan, önceki gün Amerikan Hastanesi'nden taburcu oldu. Anne karnında gelişimini tamamlamadan 29. haftalıkken 680 gram ağırlığında doğan bebek için annesi Dikkaya, "İlk günden beri dualar ile ayakta duruyoruz. Herkes sağ olsun dualarını eksik etmedi. İlk günden beri telefonlarım hiç susmadı. Burada tüm hastane bir ekip oldu. Hemşireler Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde bir dakika bile gözlerini yummadılar. Sürekli bebeğin gelişimini izlediler. Üç aylık tedaviden sonra bebeğimiz 2 kilo 50 gram ağırlığında ve 41 cm boyuna kavuştu" dedi. Düzenlenen basın toplantısında Sonay Dikkaya, "İlk günden beri çocuğumun başında Kuran okuyorum. Türkçe meallerde Allah'ın şan'ı, yüce rabbimizin şan'ı derken aklıma "Şan" ismi geldi. Oğlumuzun üzerinde yüce rabbimizin şanı olsun diye imini de Şan koyduk. Hastanede bir hemşirede "Oğlunuz yaşam için yigitçe savaşıyor. İsmi Yigit olsun' dedi. Biz de iki ismi birleştirdik. Yigit Şan oldu" dedi. Ufuk Yıldırım ise, "Gecemiz gündüzümüz dualar ile geçti. Her gün saat 03:30 olsun diye bekliyorduk. Çünkü o saatde bakımları oluyor. Kilosunu boyunu, ne yediğini ne çıkardığını söylüyorlardı. Birgün 10 gram aldı dedikleri zaman seviniyorduk" dedi. netgazete Papaz, plajda yağmur duasına çıktı! ANTALYA -İHA 19.01.2007 TSI 12:15 Antalya'nın Alanya İlçesi'nde plajda yağmur duası yapan papaz Joachim Kusch, "Tanrım bu güzel ilçenin güzel insanlarından yağmurunu esirgeme" dedi. Yazdan kalma günlerin yaşandığı Alanya son yılların en kurak kış mevsimini yaşarken, ilçede görev yapan Protestan papaz Joachim Kusch, eşiyle birlikte Kleopatra Plajı'nda yağmur duası yaptı. Kağıda yazdığı duayı okuyan papaz Kusch, "Tanrım dünyayı, ağaçları, insanları, toprağı, çiçekleri her şeyi sen yarattın. Yarattığın bu tüm canlılar ve cansızlar senden su bekliyor. Senden yardım istiyoruz. Tanrım bu ülke ve ülkede yaşayan insanlardan yağmurunu eksik etme" dedi. Çocukluk yıllarında Almanya'da yaşadığı köyde kuraklık olduğu zaman köyün yaşlılarının yağmur duası yaptığını söyleyen Joachim Kusch, "Çocukluk günlerimde çok sık yağmur duası yapılırdı. Hayatımda ilk kez yağmur duası yapmak Alanya'da nasip oldu. Benim için bu dua çok önemli. Duayı Alanya'da yapmak ise ayrı bir duygu. Türkiye'de yağmur duası yaptığım için kendimi çok mutlu ve huzurlu hissediyorum" diye konuştu. Yarın da Alanya Müftüsü Muhammet Gevher ve cami cemaatinin cuma namazı sonrasında yağmur duası yapacağı öğrenildi. RIZA YANIK /IHA netgazete Manken Selin Toktay namaza başladı Selin Toktay, Ali Rıza Özderici ile evlendikten sonra tamamen değişti. Namaza başlayan Selin'in yakında umre ziyareti yapacağı ve seneye de hacca gitmeyi planladığı belirtiliyor. 23 Mart 2007 09:23
Manken Selin Toktay geçen yıl Kayserili işadamı Ali Rıza Özderici ile gizlice evlenmiş ve gece hayatından da elini eteğini çekmişti. Beş vakit namaza başlayan Toktay, şimdi eşiyle birlikte Umre'ye gitme hazırlıkları yapıyor. Çift, önümüzdeki günlerde Umre'ye gidip Aralık ayında da Hac görevini yerine getirmeyi planlıyor. (Takvim) Manken Selin Toktay, eşi ile Umre'ye gitti. Mevlid Kandili'ni Mekke'de kutlayacaklar
İSTANBUL 29.03.2007 TSI 17:00 Manken Selin Toktay, Kayserili iş adamı kocası Ali Rıza Özderici ile birlikte bugün Umre'ye gitti. Mevlid Kandili'ni Mekke'de kutlayacak olan manken ve eşi, sevenleri tarafından uğurlandı. Mevlid Kandili'ni Mekke'de kutlayacak olan manken ve eşi, sevenleri tarafından uğurlandı. Saudia Havayolları'na ait uçakla Cidde'ye uçmak üzere Özderici'nin ailesiyle birlikte Atatürk Havalimanı'na gelen genç çift, bilet işlemlerini yaptırdıktan sonra pasaport kontrolünden geçmek için kontuarlara yöneldi. Bu sırada gazetecilerin görüntü aldığını fark eden Özderici, basın mensuplarının üzerine yürüyerek, "Bana sormadan siz benim karımı nasıl çekersiniz? Olay çıkarırım, sizi de buradan aldırırım" diyerek tehditler savurdu. Daha sonra Selin Toktay ile bir araya gelmemeye özen gösteren ve terminal içerisinde gazetecilerle köşe kapmaca oynayan Özderici, uçağa binene kadar da farklı bir kafeteryada oturdu. Çift son anda bir araya gelerek uçağa doğru yürüdü. Kayseri'de Kuran kursları ve İmam Hatip Liseleri yaptıran bir ailenin çocuğu olan Özderici, Selin Toktay ile evlenmeden önce manken Deniz Akkaya'yla aşk yaşamıştı. Selin Toktay'ın başını bandana benzeri bir aksesuvarla kapadığı gözlendi. netgazete Cindoruk "Ne İçin" Dua Edilmesini İstedi? 08.01.2007 TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Laikliğin Kaybedilmemesi İçin Dua Edilmesini İstedi. DYP İzmir İl Başkanlığı'nın Demokrat Parti'nin 61'nci kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlediği törene katılan Cindoruk, DP'lilerin avukatlığını da yaptığı 27 Mayıs ihtilalini anlattı. Cindoruk, Yassıada kararlarının sanıklara radyodan getirilen bir spiker tarafından okunduğunu açıklarken, "Laikliği ve demokrasiyi kaybetmemek için dua edelim" dedi. Sibel Can Umre Ziyaretini Yorumladı02.06.2007 08:21 Ünlü sanatçı Sibel Can, Umre ziyaretini tamamlayıp yurda döndü. Beyazlar içindeki Sibel Can'ın oldukça mutlu olduğu gözlendi. Can, Umre'yi şöyle değerlendirdi. Ünlü şarkıcı Sibel Can, eşi Sulhi Aksüt'le birlikte umre ziyaretinden döndü. Can, kutsal topraklarda ibadet etmenin dünyanın en güzel olayı olduğuna dikkat çekerek, Allah'ın kalpten isteyen herkese bu ibadeti nasip etmesi temennisinde bulundu. Suudi Arabistan Havayolları'na ait uçakla dün saat 20.45'te Cidde'den İstanbul'a gelen Sibel Can'ın oldukça duygulu olduğu gözlendi. Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Geliş Terminali'nde açıklamalarda bulunan Can, kutsal topraklara yaptığı ziyaretini 'muhteşem' olarak değerlendirdi. "Oradaki duygular anlatılmaz yaşanır." diyen Can, çocukluğundan bu yana hayal ettiği ziyareti gerçekleştirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşadığını söyledi. Can, umre ziyaretine annesiyle birlikte gitmeyi planladığını; ancak nasip olmadığını ifade ederek, "Kutsal topraklarda olmak, orada ibadet etmek dünyanın en güzel şeyi. Allah herkese nasip etsin. Kalpten, gönülden isteyen herkese." dedi. Sahnede inanılmaz büyük bir şevk ve keyifle şarkılarını söylemeye devam edeceğini belirten Can, "On gün sonra albümüm çıkıyor. Antalya'da programlarım başlıyor. Şimdi şarkılarımı daha güzel söyleyeceğim." diye konuştu. Bir süre önce de ünlü sanatçı Emel Sayın'ın yanı sıra eski manken Selin Toktay ile eşi Kayserili işadamı Ali Rıza Özderici umre ziyareti gerçekleştirmişti aktifhaber Gamze Özçelik'den Umre'ye Tur 31 Aralık 2007 15:17
Gamze Özçelik kurduğu turizm şirketi ile Umre'ye tur düzenliyor. Gamze Özçelik geçen mayısta ailesi ve sevgilisi Uğur Pektaş ile birlikte Umre'ye gitmişti. Gamze Özçelik İstanbul'a döndükten sonra sevgilisi Uğur Pektaş ve yakın bir arkadaşı işe 'Ottoman Group' adıyla turizm şirketi kurdu. Şirket, umre ve hac turları düzenliyor. Gamze Özçelik ''Artık para, pul, tutkular benim için sona erdi. Maneviyat öne geçti. İleride hacca da gideceğim' diyor. Komutan Eşleri Mevlide Katıldı 26.12.2006 07:19 Org. Büyükanıt'ın eşi Filiz hanım dahil komutan eşleri tam kadro Özden Toker'in evinde okutulan mevlide katıldılar. Türkiye'nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün ölümünün 33. yılı nedeniyle mevlit okutuldu. Pembe Köşk'te düzenlenen mevlide, İnönü'nün oğlu Prof. Erdal İnönü ile kızı Özden Toker ev sahipliği yaptı Mevlide, İnönü ailesinin yakınları ile Cumhurbaşkanı Sezer'in eşi Semra Sezer, Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın eşi Filiz Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un eşi Sevil Başbuğ, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu'nun eşi Aytaç Karahanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert'in eşi Özay Cömert, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Işık Koşaner'in eşi Nurdan Koşaner, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Orhan Yöney'in eşi Emel Yöney, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu'nun eşi Müşerref Nehrozoğlu katıldı. aktifhaber Deniz Baykal'ın Tarihî Sırrı Ne?
21 Aralık 2007 10:25 Bayram namazını Antalya'daki Tekeli Mehmet Paşa Camii'nde kılan CHP lideri Deniz Baykal'ın bu tercihinin özel bir anlamı vardı. Baykal'ın dedesi Şeyh Ahmet Efendi burada imamlık yapmış. Caminin yanındaki küçük bir kulübede yaşayan Şeyh Ahmet Efendi, bu hizmeti karşılığında ücret almamış. Geçimini, Antalya esnafının hesaplarını tutarak sağlamış. Baykal, bu yıl namaz için memleketi Antalya'daki Tekeli Mehmet Paşa Camii'ni tercih etti. Ancak bu tercihin Baykal için özel bir anlamı vardı. CHP liderinin dedesi Şeyh Ahmet Efendi burada imamlık yapmış. Şeyh Ahmet Efendi'nin Baykal'ın babası Hüseyin Hilmi Efendi'nin babası olduğu belirtiliyor. Şeyh Ahmet Efendi, 1920-1930 yıllarında gönüllü olarak hizmet vermiş. Caminin yanındaki küçük bir kulübede ailesiyle birlikte yaşayan Şeyh Ahmet Efendi, geçimini Antalya esnafının hesaplarını tutarak sağlamış. Antalya'nın Kalekapısı bölgesindeki caminin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmiyor. Tekeli Mehmet Paşa tarafından 1593-1607 yılları arasında inşa edildiği tahmin ediliyor. CHP lideri Baykal, Kurban Bayramı'nı memleketi Antalya'da geçiriyor. Baykal, dün bayram namazı için Konyaaltı semtindeki evinden erken saatlerde çıktı. Bir süre tarihî Kaleiçi'ni gezdi. Yürüyerek Kalekapısı'na çıkan Baykal'a çocukluk arkadaşı Dr. Kadri Yakut ile CHP İl Başkanı Ömer Melli eşlik etti. Baykal, bayram namazını dedesi Şeyh Ahmet Efendi'nin imamlık yaptığı Tekeli Mehmet Paşa Camii'nde kıldı. Namazdan sonra vatandaşlarla bayramlaşan Baykal, İslam dünyasında büyük acılar yaşandığını söyledi. Bu sebeple bayramı anlamına uygun bir şekilde kutlayamadıklarını kaydeden CHP lideri şöyle devam etti: "Büyük çatışmaların, acı olayların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Ama hepimiz bugünlerin aşılacağına inanıyoruz. Barışın, huzurun, kardeşliğin hem kendi memleketimizde hem de bütün İslam dünyasında egemen olmasını temenni ediyoruz. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Türkiye'ye büyük haksızlıklar yapıldı. Büyük yanlışlıklar yapıldı. Büyük acılar yaşatıldı. İnşallah bunlara bir son verecek, yeni bir dönem açılacaktır. Bunu sağlamaya çalışıyoruz." aktifhaber 07.10.2007 00:11 Büyükanıt'tan İftar Yemeği Orgeneral Büyükanıt, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Ankara'da, şehit ve gazi ailelerine verilen iftar yemeğine katıldı. Orgeneral Yaşar Büyükanıt, iftar yemeğinden önce yaptığı konuşmada, "Üzerinde yaşadığımız bir toprak parçasıdır. Ama bazı insanlar vardır ki o toprak parçasını vatan yaparlar" dedi. Orgeneral Büyükanıt konuşmasının sonunda yemeğe katılanların Ramazan Bayramı'nı kutladı. Daha sonra yemek duası okundu ve iftar yemeğine geçildi. İftar yemeğine, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un yanısıra bazı üst düzey komutanlar da katıldı. TRT 28 Ağustos 2007 Salı 16:40 İlhami Paşa, cezaevinde 35. günü tamamladı Kandili oruçlu geçirdi, iftarını çorba ile açtı Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral İlhami Erdil, 'haksız mal edindiği' gerekçesiyle yargılandığı davada kesinleşen 2.5 yıl hapis cezasını çekmek üzere girdiği Saray K-1 Tipi Cezaevi'nde mahkûmiyetinin 35'inci gününü tamamladı. Paşa'nın girmesiyle Türkiye gündemine gelen cezaevinde yönetim sıkı tedbirler almaya başladı. Cezaevinin açık olan çevresini geçtiğimiz hafta baştan sona branda ile kapatan cezaevi yönetimi, mahkûmların bahçe izinlerinde rahat dolaşmasını sağladı. Haksız mal edindiği gerekçesiyle kesinleşen 2 yıl 6 ay cezasını çekmek üzere 4 Temmuz günü Saray Cumhuriyet Savcılığına teslim olan ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından, Saray K-1 Tipi Cezaevi'ne konulan Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral İlhami Erdil mahkumiyetinin 35 gününü tamamladı. 35 gün içinde aşırı kilo aldığı belirtilen Erdil'in moralinin yerinde olduğu kaydedildi. Yemek ayrımı yapmadığı ve kaldığı 3 nolu koğuştaki diğer 5 mahkûm arkadaşı ile çok iyi anlaştığı belirtilen Erdil'in en büyük keyfinin ise, getirttiği 84 ekran televizyonun karşısına geçip haberleri izlemek olduğu bildirildi. Günlük gazetelerden de Türkiye ve Dünya gündemini yakından takip eden İlhami Erdil'in haftada 10 dakika da ailesiyle telefonla görüşme hakkı bulunuyor. KIZI ABAJUR VE DOLAP GETİRDİ Cezaevine geldikten sonra yatağını yenileyen ve daha sonra içeride bulunan 37 ekran televizyonu 84 ekran ile değiştiren İlhami Erdil, kızı Deniz Erdil ile yaptığı telefon görüşmesinde abajur ve eşya dolabı istedi. Babasının isteğini yerine getiren Deniz Erdil, Cuma günü özel bir araçla cezaevine gelerek babasının istediklerini bıraktı ve kısa bir süre görüştü. Berat Kandili olması münâsebeti ile dün oruç tuttuğu belirtilen İlhami Erdil'in, orucunu en çok sevdiği mercimek çorbası, nohut ve pilav yiyerek açtığı kaydedildi. CEZAEVENİN ETRAFINA BRANDA İlhami Erdil'in gelmesiyle birlikte gazetecilerin uğrak yeri haline gelen Saray Cezaevi'nde yönetim sıkı tedbirler almaya başladı. | ||